Muaviye r.a hakkındaki hadisler

Muaviye r.a hakkındaki hadisler

Hz. Muaviye (radiyallahu anh), Ebu Süfyan (radiyallahu anh) ve Hind (radiyallahu anh)’ın oğludur. Kendisi Mekke’nin Fethi’nden önce Müslüman olduğunu ve bunu ailesinden gizlediğini söylemiştir. Mekke’nin fethinden sonra Huneyn Gazvesi’ne katılmış ve ganimetten pay almıştır.
Hz. Ebubekir (radiyallahu anh) zamanında Suriye tarafına giden orduya kardeşi Yezid ile katılmıştır. Hz. Ömer (radiyallahu anh) zamanında ise Dimeşk Valisi olan kardeşi Yezid, valiliği kardeşine vefatı anında bıraktı ve Hz. Ömer (radiyallahu anh) bunu onayladı.

Hz. Muaviye (radiyallahu anh) vahy katibidir. Vahy katibliğine alınması, Cebrâil aleyhisselâmın bildirmesi ile olmuştur. Hz. Cebrâil’in getirdiği Kur’ân-ı kerîmi ve Peygamberimiz sallalahu aleyhi vesellem’in mektublarını yazardı.

Hz. Muâviye (radiyallahu anh) Huneyn gazâsında Resûlullah’ın önünde babası ile birlikte kahramanca çarpıştı. Tebük gazvesine katıldı. Vedâ Haccında bulundu.

Cenâb-ı Hak, eshâb-ı kiramın hepsinden razı olduğunu bildiriyor. Eshâb-ı kiram birbirlerini çok severlerdi. İstisnasız eshabın hepsini sevmek Ehl-i sünnetin şartıdır.

Muaviye radiyallahu anh de eshâb-ı kirâmdan hatta büyüklerindendir. Ayrıca Resulullah Efendimizin (sallahu aleyhi vesellem) kayınbiraderidir. Bunun için O’nun da son sözlerine yer vermeden geçemedik.

Muaviye ve sahabe radiyallahu anhum hakkindaki hadisler:

“Ashabıma ta’zim ediniz, zira onlar, sizin en hayırlılarınızdır.” (Abdurrezzak, el-Musannef, 20710), Tebrîzî, Mişkât’ul-Mesabîh, 6003)

“Ashabıma sövmeyiniz (dil uzatmayınız). Sizden biriniz velev ki Uhad dağı kadar altın infak etse, onların bir müddüne de yarısını da erişemez.” (Buharî, Müslîm, Ebu Dâvud, Tirmizî, İmam Ahmed, Ebu Sa’îd el-Hudrî’den)

“Ashabım hakkında Allah’dan korkun (iki defa tekrarladı),benden sonra onları hedef tutmayın. Artık kim onları severse beni sevmiş olması sebebiyle sever, kim de onlara buğz ederse bana buğzu sebebiyle buğz etmiş olur.” (Tirmizi, Abdullah b. Mugaffel’den)

Diğer bir rivayette de şu ziyâde vardır; “Kim onlara ezâ verirse bana eza vermiş olur, kim de bana ezâ verirse Allah (c.c.)’a ezâ vermiş olur (gazabını celbetmiş olur) Kim Allah’a ezâ verirse, onu (dünyada veya ahirette) tutması ( azab vermesi) yakındır.”

Özellikle Hz. Muaviye (r.a.)’nin fazileti hakkında da hadis-i şerifler varid olmuştur:

“Allah (c.c.), kıyamet günü Muavîye’yi, üzerinde îman nuru olan bir rida olduğu halde ba’s edecektir.” (İbn Asâkîr, İbn Ömer’den)

“Allah’ım! Muavîyeye kitâbı ve hesabı öğret ve onu azaptan koru.” (İmam Ahmed, Ebu Ya’la, Ebu Nuaym, İrbad b. Sariye’den)

“Allah’ım ona (Muaviye’ye) ilmi öğret, onu hâdî (insanlar için hayra delâlet edici), mehdî (kendisini de hayır üzere) kıl ve onun sebebiyle insanlara hidayet et.” (Tirmizî, Abdurrahman b. Ebî Umeyra’dan)

“Allah’ım Muaviye’ye kitabı, hesabı öğret, onu beldelere hâkim kıl ve azaptan koru.”(Taberânî, Mesleme b. Mahled’den)

Ömer b. Hattab (r.a) şöyle dedi: “Muavîye’yi ancak hayırla anın. Çünkü ben, Rasulullah (s.a.v.)’ın şöyle söylediğini işittim: “Allah’ım, onunla insanlara hidayet kıl.” (Tirmizi, Ebu İdrîs el-Havlânî’den)