Bir şeyh övüyor ve diğeri ise cerh yapıyor

Şeyh Mukbil el Vâdi’î

Nerdeyse her ülkede hizbiler Şeyh AbdülMühsin'i ve yazdığı Rifkin Ehlü Sünne bi Ehli Sünne adlı risaleyi kullanarak insanların aklını karıştırmaya ve kendilerinin ve şeyhlerinin üzerinde bulunduğu bozuk menhece ve yaydıkları fitnelerine kılıf bulmaya çalışıyorlar, buna Türkiye'deki "biz şeyh AbdülMühsin'in menheci üzerineyiz" diyenlerde dahil, işte bu fitneye karşı Şeyh Ahmed En Necmi rahimehullah ve Şeyh Ubeyd bin Cabiri hafızahullahın cevabı :

Şeyh Ahmed En Necmi'nin Şeyh AbdülMühsin'nin Rifkan Ehl us Sünne bi Ehlüs Sunnah isimli risalesini yayanlar ve bunu Ehli Sünnete karşı kullananlarla ilgili görüşü :

Sual Sahibi: Şeyhimiz, Allah sizi korusun, sanıyorum Şeyh Abdül Muhsin El Abbad, Allah onu korusun, yazdığı "Rifkan Ehl us Sünne bi Ehlis Sünne adlı risale sizden gizli değildir ve şimdi Cezayir'de El İd Eş Şerifi'nin ve EbilHasan'ın takipçilerinin fitnesi var, bunlar bu kitabı yayıyorlar ve Mümeyyiyin ve Ehl Ül Heva bu kitabı çoğaltıyorlar ve dağıttırıyorlar. Kitaptaki "Tecrihin (çerh etmek) ve heçirin (boykot etmek) Fitnesi" adlı bölümü okudum ve bu kısım bunların en çok üstünde durduğu kısımdır, bu risaleyi sanırım okudunuz Ya Şeyh?


Şeyh: Önemli olan Şeyh Mükbil'in talebelerinden olan Yemenli birisinin bu risalenin yanlışlığını kanıtladığıdır. Çok iyi bir cevapla bunu çürütmüşdür , Fevzi El Eseri El Bahreyni'de keza buna reddiye yazmışdir,çok iyi bir cevapdir ve elhamdülillaah Ehlü Sünnet bu risaleyi red etmişdir. Sual Sahibi: İyi, Ya Şeyh, peki ya bu kitabı yayanlar? Şeyh: [araya giriyor] Bunu yayan,bunu yayması gösterirki o fitne arzu eden bir mübtedidir, Sual Sahibi: Ya Şeyh, bu işi yapandan uyarmalımıyız ne düşünüyorsunuz? Şeyh: Ondan uyarın, ondan uyarın. Sual Sahibi: Allaah sizi mükafatlandırsın.

Şeyh Ubeyd'in bu konuda hakkında ki yorumu : Şeyh Abdül-Muhsin'in kitabını okumadım.

Tecrübelerimden biliyorum ki Ehlü heva, Ehlü Sünnete mensup bazıları tarafından ortaya konulan bazı konularla ilgili her şansı değerlendirir, sonra bunları kendi yararlarına dokunacak şekilde evirip çevirirler fakat yine onlara fayda sağlamaz. Risalenin ismine göre Şeyh Abdül Muhsin aslında Ehlü Sünnet'in Ehlü Sünnet'le ilişkileri konusunda tavsiye veriyor. Ve bu konu bildiğimiz tüm Şeyhler'in hem fikir olduğu ve bizimde üzerine olduğumuz bir konudur. Fakat, Ehlü Sünnet'in kim olduğunu bilmemiz gerekir, Ehlü Sünnet iddaasında bulunan herkes Ehlü Sünnet'den değildir.

İkinci olarak, Şeyh AbdülMühsin ve diğerleri, ne zamanki bidat ehli birini bilsinler, o vakit onu reddedip, onun bidatını red edeceklerdir.[tıpkı Şeyh'in Sefer, Selman ,Adnan Arur, Hasan Maliki gibilerine reddiye verdiği gibi]

Üçüncüsü, bir kaide vardır , bilen bilmeyene karşı delildir, bu sebepledir ki Ebül-Hasan hakkında konuşanlar, delillerle, gündüz vaktinde ki güneş gibi açık seçik kanıtlarla konuşmuşlar, onun yaptıklarını ve konuştuklarını böylelikle eleştirmişlerdir. Yani ona karşı çerh yapanlar bunu delillerle desteklemişlerdir, o vakit biz bunu kabul etmeliyiz aksi takdirde hevalarına uyan insanlardan oluruz. Ve her hangi bir alım, eğer başkalarının gördüğünü görmediyse, o alımı takip etmeyiz zira o yerilen o şahsın durumundan haberdar değildir. Sonra Şeyh birkaç örnek veriyor: 1. İmam Safi’nin İbrahim Bin Muhammed Bin Ebi Yahya için yaptığı tedil, fakat alimler bu kişiyi çerh etmişlerdi ve güvenilir olmadığını beyan etmişlerdi.O yüzden ne Safi’nin övgüsü kabul görmüş ne de bu övgü Safi tarafından güvenilir ilan edilen kişiye bir yarar sağlamışdir.
2. Sefer ve Salman örneği, bizler(Medine Alimleri) onları delillerle eleştirdik fakat Şeyh Bin Baz, Şeyh Bin Useymin ve kibar alimlerden diğerleri onlar hakkında hiç birşey söylemedi. Fakat 4 sene sonra, Hay’ah ( Suud Din Polisi) onları hatalarından dolayı suçlamış tutuklanmaları gerektiğini ilan etmişdir.
3. Şeyh Albanı’nın örneği , Sefer ve Salman’ı Şeyh Albanı önce övmüşdür ve onlara tezkiye vermisdi, fakat 6 veya 7 yıl sonra, onlara karşı konuşmuşdür ve “Acele davrandık,Medine ehli bunlar hakkında daha bilgiliydi” diyerek itirafda bulunmuşdür. Sonra şeyh, ” bu münezarayı yayın” dedi.
Sonra, bu kitabı yayanlarla ilgili bir soru üzerine Şeyh şöyle dedi, ” Bu insan fitne sahibidir, ya fitne sahibidir, ya da durumdan bi haber olan bir insandır…” Sonra Şeyh sunu ekledi, … ” özellikle eğer bu kişi bu kitabı çoğunlukla avam arasında yayıyorsa, benim(Şeyh) gibiler ve sizler ( ilm talebeleri), yani anlayabilecekler kitabı okuyabilir,fakat bunun yüzlercesini avam arasında ve belli bir kısım insana dağıtan kişi dediğime uygun olandır, yani ya bilmiyordur ya da fitne sahibidir ( sahibu fitne ) . “

sahab.net den Şeyh Ubeyd’in konuyla ilgili konuşmasının çevirisidir.